|
TAKINTILARIM VE BEN
OKB
( OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK )
Obsesyon (saplantı) , kişinin rahatsız edici bulduğu , gerici, sıkıntı yaratan, kişinin ruh hali üzerinde yüksek etkisi bulunan , yineleyici düşünce ve dürtülerdir.
Kompulsiyon (zorlantı) ise bir obsesyona (saplantı) tepki olarak yada katı kurallara göre yapılan motor yada mental eylemlerdir. Kişi yaptığı davranışın aşırı ve anlamsız olduğunu bilir.Bu davranış obsesyonların etkisini azaltmaya yada olmasından kortuğu şeyi önleme amacına yönelik olarak yapılmaktadır. Ancak bu amaçla yapılan davranış arasında gerçekci ya hiç bir ilişki yoktur yada aşırı abartılı olarak görülür. Zihne zorla giren , rahatsızlık veren ve sıkıntı yaran bir düşünce obsesyon (saplantı) tanımına uyarken ,böyle bir düşünceyi etkisizleştirmeye sıkıntıyı azaltma amacındaki başka bir düşünce kompulsiyon (zorlantı) tanımına uymaktadır.
BAŞLAMA YAŞI NEDİR ?
Bozukluk ortalama olarak 21 yaşları dolayında başlar. Bozukluk erkeklerde biraz daha erken (19 yaşlarında ) , kadınlarda biraz daha geçtir. ( 22 yaşalarında) hastaların % 65; inde bozukluk 25 yaşından önce , ancak %15; i kadarında 35 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. İki yaşında OKB tanısı konmuş olgular bildirilmiştir. Bozukluğun yerleşmesinden önce , işlevselliği belirgin derecede bozmayan ve önemli rahatsızlıklar yaratmayan obsesif kompulsif semptomların bulunduğu , hastaların çoğu tarafından bildirilmektedir. Bu tür semptomların başlama yaşı 13 dolaylarındadır ve yine erkeklerde biraz daha erken yaşlarda başlamaktadır.
ETKENLER NELERDİR ?
Genetik etkenler
Psikodinamik etkenler
Davranışsal etkenler
Sıklık sırasına göre obsesyonlar ;
-Bulaşma %50
-Kuşku %40
-Somatik %30
-Simetri %30
-Agresif %30
-Cinsel %25
-Dinsel % 10
Olguların %70' ten fazlası iki yada daha çok obsesyon tipi arasındadır.
Sıklık sırasına göre kompulsiyonlar ;
-Kontrol etme %60
-Yıkama %50
-Sayma %35
-Sorma anlatma yada dua etme %35
-Simetri düzen %30
-Biriktirme %20
Olguların %60 kadarında birden çok kompulsiyon tipi bulunur.
TEDAVİ
OKB tedavisi, semptomların hastaya açıklanması ve gerekliyse, bunun çıldıracağı anlamına gelmediğinin vurgulanmasıyla başlanmalıdır. Aynı zamanda hastanın yakınları bilgilendirilmeli , tedavide işbirliği yapmaları sağlanmalıdır.
|